Meslek Seçimi

Meslek Seçimi Nasıl Yapılmalı ?

Meslek Seçimi

Evleneceğimiz kişiyi seçmek zordur değil mi? Tarafların kişilik uyumu, ailelerin uyumu, kültür uyumu… Her şeye dikkat etmelisiniz, o kadar önemli ki aileler de müdahale eder çoğu zaman. Çünkü bizim kültürümüzde önemlidir evlilik, çünkü ömür geçireceksiniz. Bir de baya zordur eşiniz olacak kişiyi seçmek, kim bilir kaç yıl birlikte yaşayacaksınız, bilmediğiniz türlü huyları çıkacak zamanla, tahammül edeceksiniz. Mesleki rehberlik deyip evliliği anlattım, korkmayın “boş ver okuma, evlen kurtul!” demeyeceğim. Sadece meslek seçimiyle eş seçiminin benzer şeyler olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Çünkü işimizle de evleneceğiz. Evet, evleneceğiz. Bugünkü şartlarda yaklaşık 30 yıl boyunca günümüzün 3’te 1’ini kendine ayırmamızı isteyecek.  Hatta kimi zaman bununla da yetinmeyip mesai de isteyecek, eşiniz, çocuklarınızla geçiremediğiniz zamanları işinizde geçirmek zorunda kalacaksınız. Seçeceğiniz meslek hayatınızda bu kadar önemli bir yer kaplarken meslek seçiminin çok göz ardı edildiği kanaatindeyim. Kaldı ki sosyal çevremiz bile muhtemelen meslek arkadaşlarımızdan oluşacak.

Maalesef meslek seçimi yaparken toplum normlarını kendi ilgi ve yeteneklerimizin önüne koyuyoruz. Sonuç mu? Söyleyeyim: Mutsuz insanlar! Gerçekten insanlar mutsuz, yaptığı işten zevk almayan kişilerle dolu etrafımız. Kinestetik – bedensel zekâya sahip, sporu seven bir kişiyi, bir masaya oturtup önüne bilgisayar koyup akşama kadar yazı işleriyle uğraşmasını isteyip nasıl mutlu olmasını bekliyoruz ki? Toplumun bize yaptığı tam olarak bu. Bak bu kişi iyi biri, boyu boyuna dediği bir kişiyle görüşmeden, tanışmadan, birbirimiz için uygun mu demeden evlenmeyiz ama konu meslek seçimi olduğu zaman sırf toplum tarafından saygı duyulan bir meslek olduğu için tercih edebiliyoruz. “Gerçekten bu meslek bana uygun mu, yapabilir miyim ben bununla bir ömür?” diye sormuyoruz. Sonra ne mi oluyor? Kendimize uygun olmadığı halde seçtiğimiz meslek değişmemizi istiyor, evet tıpkı evliliklerde olduğu gibi… Sen evlenmeden önce böyle değildinler başlıyor, hayır, aslında tam olarak öyleydi ama bu uyumsuzluğu önemsememeyi sen tercih ettin. Bu durum evlilikte de olduğu gibi kişiyi yıpratmaya başlar, yorar insanı. Kim yorulmaz ki zaten olmadığı biri gibi davranırken ya da sevmediği işi yaparken?

“Mesleği sevsek ne olur ki para etmedikten sonra?” diyenler olacaktır. Sevdiğiniz işi, severek yaparsanız, o mesleğin en iyisi olmamanız için hiçbir sebep kalmayacaktır diye düşünüyorum. Diyelim ki bir elektrik ustası ya da bir boya ustası, bu meslekler toplumumuzda statüsü çok da yüksek olmayan mesleklerden, peki para kazanmalarına engel bir durum mu? Tabii ki hayır! Üstelik yeteneği fark edildiğinde en başarılı müteahhitler de onlarla çalışmak isteyecektir, daha çok iş avantajı olacaktır. Zira en yüksek statüdeki meslek bile sizi iyi bir insan yapmaz.

İş işten geçti artık, üniversitede üçüncü yılım, heba mı olsun onca yıl, onca çalışmalarım? Heba olmasın tabii, deneyim olsun, tecrübe olsun. Üç, dört yılın hesabını yapıp koskoca otuz yılı göz ardı etmek isterseniz bir şey diyemem, kendi hayatınız, kendi tercihleriniz. Tercih demişken, yaptığımız tercihlerin sorumluluğunu almak durumundayız ve siz başkaları için yaptığınız tercihlerde işler yolunda gitmediği zaman tüm sorumluluk size kalacaktır. Demem o ki evliliklerde nasıl boşanmalar oluyorsa meslek seçimlerinde de geri dönüşler olabiliyor. Bu durumun yıkıcı sonuçlar doğurması gayet olağandır, elbette “bu işi başaramadım, bu meslekte iyi değilim, yapamadım…”  demek kolay değildir ve olumsuz duygulara kapılmanıza neden olabilir. Bunu önlemek de kendi elinizde: “Kendinizi ne kadar tanıyorsunuz, mesleğin gerekleri ne, benden ne istiyor, ben neler yapabilirim?” tüm bunları iyice ölçüp biçmekte fayda var. Kendinizi tanımakta geç kaldığınızı düşünüyorsanız adresiniz, en yakın okul psikolojik danışmanı olabilir

www.universitego.com